İstanbul’da yaşayan 42 yaşındaki Emine Eymür, dört çocuk annesi olarak yaz tatillerinde memleketi Kastamonu’nun Araç ilçesine bağlı Boğdam köyünde kayınpederine yardımcı olurken arıcılığa yönelmeye başladı. Ardından İstanbul’da katıldığı arıcılık kursuyla bu mesleği öğrenen Eymür, 2024 yılında Sakarya’da kiraladığı beş kovanla üretim sürecine adım attı. Daha fazla üretim yapmak isteyen Eymür, kovanlarını memleketi Boğdam köyüne taşımaya karar verdi.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sağladığı çeşitli teşviklerden yararlanan Eymür, kovan sayısını 40’a çıkardı. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından sunulan yüzde 75 hibeli “Kastamonu’da Kadınlar Arı Sütü Üretiyor” projesiyle arı sütü yetiştiriciliğine de geçen Eymür, hafta sonları kovanlarını kontrol etmek için İstanbul’dan memleketine 450 kilometre yol kat ediyor.
Eymür’ün ürettiği balın kilogram fiyatı 1.500 TL, arı sütünün kilogramı ise 6.000 TL’den alıcı buluyor.
“Bu merakla İstanbul’da kursa gittim”
Arıcılığa başlamadan önce birçok farklı alanda deneyimi olduğunu ancak hiçbirinin kendisini mutlu etmediğini ifade eden Eymür, kayınpederinin sayesinde artık sevdiği bir iş yapmanın mutluluğunu yaşıyor. Şunları söyledi: “Çeşitli kurslara katıldım. Ben aynı zamanda çocuk gelişimi bölümünden mezunum. Bu kurslardan sonra farklı meslek dallarına yöneldim ama hiçbiri beni mutlu etmedi. Sürekli köyümüze gidip geliyoruz. Arıcılıkla ilgilenen kayınpederimin arı kovanları evime oldukça yakın olduğu için sık sık ‘Oğul çıkıyor mu? Gözetle’ diye söylerdi. Ben de arının uçmasını oğlu çıktığı sanırdım. ‘Oğul çıktı’ diye heyecanlanırdım ama öyle değilmiş. Bu merakla İstanbul’da kursa katıldım.” dedi.
“10 kovan satın aldım, aynı sezon 40 kovana ulaştım”
Kursundaki eğitmeninin desteğiyle Sakarya’da kovan kiralayarak arıcılığa adım attığını belirten Eymür, “Hocamızdan yardım istedik; ‘Bu işi nasıl pratiğe dökeriz? Önümüzü açın’ dedik. Kendisi bize Sakarya’da destek oldu. Ben orada 5 kovan kiralayıp ilk arıcılık deneyimime başladım ve iki sağım yaptım. Hendek ve Sapanca’da kestane ve meşe balı ürettim ama o arıları orada bırakmaya kıyamadım; Kastamonu’ya getirdim. Daha sonra TKDK başvurusunda bulunduk ve devlet desteğiyle kendi köyümde bu işe başladık. Beş kovanla başlamıştık ancak buraya geldikten sonra on tane satın aldım ve aynı sezon içinde toplamda 40 kovana ulaştım. O dönem çok oğul verdiği için yüksek rekolte elde edemedik ama balımızı analize gönderdik; sonuçlar harikaydı.” şeklinde konuştu.
“Patent alıp kendi markamı kurdum”
Yaptığı işi çok sevdiğini vurgulayan Eymür, İstanbul’dan sık sık gelip gitmeyi göze aldığını belirtti: “Oğul sezonunda daha fazla geliyor oluyorum. Güvenlik kameralarıyla İstanbul’dan takip ediyorum; gerektiğinde hafta ortasında bile gelebiliyorum. Dört çocuğum var; en küçük çocuğumla birlikte köyde kalıyoruz ve burada takibimizi yapıyoruz sonrasında tekrar İstanbul’a dönüyoruz. Eğitimlere katılarak kendimi geliştirmeye devam ediyorum; hedefim bu mesleği daha ileriye taşımak. Patent alıp kendi markamı oluşturmuş durumdayım; temiz ve organik ürün üretmeye çalışıyorum.” ifadelerini kullandı.
“Çok fazla vakit harcadım ama elim alıştı”
Arı sütü üretimi hakkında bilgi veren Eymür, “İlk arı sütümü hasat ettiğimde çok mutluydum; tadına ilk kez o zaman baktım ama bunu yapmak kolay değil çünkü larva transferi aşamasında çok dikkatli olmak gerekiyor.” dedi.
Bu yıl arı sütü üretimimde ilk yılım ama çok fazla zaman harcadığım halde elim alıştı; yaptığım ürünün kalitesini gördüm ve bu inançla da arı sütü üretmeye devam edeceğim.” ifadelerini kullandı.
“Sevilerek yapılan her işin sonu muhteşem oluyor”
Arıcılığı sevenlere tavsiyelerde bulunan Eymür, “Bu işi yapmak isteyenlerin yorgunluğu göze alması gerekiyor; çocuklarını arkada bırakmayı kabul etmeliler.” dedi.
Evet, kolay bir süreç değil ama sevdikten sonra bir şekilde üstesinden geliniyor; ben büyük bir heyecanla yapıyorum çünkü sevilerek yapılan her işin sonucu harika oluyor.” şeklinde konuştu.
The post Hobi olarak başladı, şimdi kilosunu 6 bin liradan satıyor: Talebe yetişmeye çalışıyor first appeared on .